KÜRDISTAN ÖZGÜRLÜK INSIYATIFI

 

 


GÜNEY KÜRDISTAN
SAVAS SENARYOLARININ
PERDE ARKASI

Son günlerde güney Kürdistan'da yer yer çatismalar yasanmaktadir. PKK ve YNK arasindaki gerginlik tirmanirken halkimiz yine bir yikim , onulmaz yara ve acilarla karsi karsiyadir. Büyük çatismalarin davullari çalarken Kürtler arasi baris ve dialogu savun anlarperde arkasi gerçekleri görmüyor, çatismalarin esas nedenlerini hala dogru tahlil edemiyorlar. Baris, demokrasi ve ulusal birlikten en fazla sözedilen bir dönemde Kürtlerin kendi aralarinda çatismalari kardes kavgalarina girismeleri büyük bir talih sizliktir.

Bugün kanli çarpismalara ramak kalmistir.Günümüzde hiç bir neden ulusal güçlerin çatismasi için hakli neden görülemez. Çatismalar ancak ve ancak emperyalistlerin, sömürgeci egemenlerin ekmegine yag sürmek anlamina gelir. Taraflar karsilikli birbirlerini dis güçlerin masasi olarak suçlarken, ortami daha da kizistirdiklarinin farkinda olmalidirlar.Sorunlari bir muamma olmaktan çikarip çözüm arayislarini sürdürmelidirler. Bütün Kürtlerin yasanan gerçegi görmeleri güçleri oraninda ortami yumusatmalari gereklidir. Yüzyillardir yasadiklarimizin tekerrür etmesi bir kader degildir.Hiç kimse hakli/haksiz yargilarinda bulunmadan hayatini kaybedecek olan Kürt evlatlarinin bosyere vurulmasina engel olmalidir.Ulusal siyasette birliktenlik ve dayanisma saglanmalidir. Dis güçlerin çikarina olacak bütün pratiklerden vazgeçilmelidir.

Çatismalarda bir taraf olan PKK. genel baskani Abdullah Öcalan yakalandiktan sonra Türk mahkemelerinde Türk Devletini hazir oldugunu ve Türkiye'yi bölgede lider ülke haline getirmek için PKK'nin tüm olanaklarini kullanabilecegini teklifini öne sürdü PKK genel baskaninin bu teklifi Türk sömürgeciligin istahini kabartmistir. PKK hemen bunun ardindan vebadan maçar gibi gerilla güçlerini TC sinirlari disina, güney Kürdistan'a çekmistir. Öcalan'in Türk mahkemelerinde TC'ye bagliligini ifade eden savunmalarinin "yeni strateji" olarak kabul edilmesi PKK'yi Kürdistan'i bir güç olmaktan çikarmistir.

Öcalan avukatlariyla görüsmelerinde sürekli olarakgüney Kürdistan'daki PKK güçlerinin Türkiye'ye karsi kullanilmayacagini,bu güçlerin misak-i millinin güvencesi olduklarini,gerillanin Türkiye'nin güney Kürdistan'daki kolluk kuvvetleri olarak konumlandiklarini ve esas olarak Barzani ve Talabani'ye karsi kullanilacagini defalarca ve israrla belirtmistir.Botan'i Türkiye'den koparma degil, güney Kürdistan'i Türkiye'ye katma isteklerinin oldugunu, Öcalan "görüsme notlari" adiyla talimat haline getirmistir.Bu konuda Türklerin kendilerine güvenmeleri gerektigini Öcalan bir çok defa beyan etmistir. Bu tescilli tekliflerden anlasilacagi gibi güney Kürdistan'da çatismalari isteyen ve bunda belirleyici konumda olan Öcalan'in kendisi ve baskanlik konseyidir. Cezaevinden savas ve ölüm talimatlarini vererek kendi iktidarini yine korku ve kan üzerindepekistirmek istemektedir.

YNK taraginin çatismalar karsisindaki somut tutumunu bilememekle birlikte, PKK'nin somut tutumunu yeni idealleri ve planlarina tanik oldugumuz için maddi delillelere dayali görüslerimizle kamuoyunu, tüm Kürtleri ve dostlarini bilgilendinme sorumlulugunu derinden ve acilen hissediyoruz.Gerçeklerin PKK ve bazi çanak yalayicilari tarafindan çarpitilmasina vicdanimiz tahammül edemez.Medya,Tv'nin savas borazani olarak kullanildigini herkes tarafindan bilinmesi gerekir.Bazi sözde siyasetçi ve yazarlar "dostlar senlikte görsün" misali Medya-Tv'de progdama çikmak için ulusa en büyük zarari verdiklerini halkimiz tarafindan bilinmesini istiyoruz.

PKK'nin YNK'ye yönelik savas planlari 7. kongreye dayanmaktadir. PKK'den bir süre önce ayrilan Kürdistan Özgürlük Insiyatifi mensuplari olarak PKK baskanlik konseyine yaptigimiz muhallefetin temel nedenlerinden biri de YNK ile savas kararinin alinmasiy di.Bu karara karsi 7. kongrede ve ardinda yapilan merkez toplantilarinda açik muhallefet ettik. Kongre belgeleri ve kamera çekimlerinde bu gerçeklerin hepsi mevcuttur. PKK kongresinde dile getirdigimiz ve halen savundugumuz temel görüslerimizden biri, ulusal güçler arasinda çatisma kimden ve neden kaynaklanirsa kaynaklansin dogru olmadigidir. En büyük düsmanimiz TC'ye baris çagrilari yaparken neden Kürtler arasinda savas çikartilmak isteniyor? Bu bir çeliski degilmidir? Bunun hiç bir etik degeri de yoktur ve olamaz da. "Yeni strateji " diye yutturulmam istenen makus tarihimizin tekrar ettirilmesidir. Ünlü Fransiz romancisi Viktor Hugo'nun degisiyle; ' dis bir güçle savas; dirsekteki bir çizige, iç güçle savas yürekteki yara benzer." Bu söz mevcut gerginligi en iyi biçimde izah etmektedir. Ne yazik ki Öcalan ve baskanlik konseyi Kürtlerle savasi yeni dönem çizgisi olarak benimsemisler ve benimsetmek istiyorlar. Kongerede yaptigimiz muhalefetle bu karari çikartamayan PKK yönetimi sürekli YNK ile gerginlik yaratmak için her seyi yapmistir. Bugün baslayan, eger engelenmese büyümesi muhtemel çatisma karari daha mayis ayinda yapilan merkez toplantisinda alinmistir. Grubumuzun ayrilmasiyla bu karar uygulamaya geçiriymemisti. Daha çok içteki muhalefet susturulmus, tutuklanan tutuklanmis vurulan vurulmustu.

Grubumuzun ayrilmasindan sonra içte muhalefet edebilecek kimse kalmadigindan PKK yönetimi "Yeni Stratejisi"nin tesir olmasina ragmen yine savas karari almistir. Kamuoyuna ulusal projesini duyurmasina ragmen en basta ihlal eden de kendileri olmustur. Kendisini ulusal güçlerin merkezine koyan PKK, hiç bir iradeyi tanimamakta, elindeki olanaklarla herkesi yaniltmaya çalismaktarid. Ulusal çikarlari savunan,Türk sömürgeciligiyle girilen sonu meçhul iliskiye karsi çikan, tutum takinan herkese "dar miliyetçi , isbirlikçi" yaftasini vuran PKK"nin hala kendisini "temiz" gösterme çabasini samimi bulmuyoruz. Isbirlikçi kavramini kendi mantigiyla herkese reva görmekte, kendisini yegane ulusal güç olarak görmektedir. Isbirlikçi kavraminin kapsamini ve içerigini kendi örgütsel ölçülerine göre doldurmasi, diger Kürt ulusal güçlerine hakerettir.Dar örgütsel çikarlarini milli çikarlarimizdan üstün tutan PKK eskisi gibi Kürt halkinin canfeda desteklerini göremiyecektir.Kürler ulusal çikarlarini PKK'ye peskes çekemez. Türk sömürgecilerine aman dileyen PKK hiçbir ulusal güç ve örgüte kendisini inandiramaz. Gerçekler bütün çiplakligiyla ortaya çikmistir.

En son 15 Agustos'tan bu yana PKK, YNK'ye yönelik kapsamli saldiri için savas hazirliklarina baslamistir. Bazi kasabalari (Ranya, Kaladize) ele geçirme planlari çikarilmistir. Bu süreçte PKK, böyle bir saldiri öncesi dis kamuoyu ve Kürtlere sürekli barisin propagandasini yapti, saldirilarin YNK tarafindan yapildigi izlenimini verdi. Oysa bu senaryo PKK tarafindan hazirlanmistir.YNK'nin bazi politik hesaplari olabilir, ancak savas PKK'nin istemidir. Bunun bir çok nedeni vardir: PKK gerilla güçlerini YNK'nin denetiminde bulunan Mament, Karux,Karax (Karadag) alanlarina göndererek YNK'nin alanina yerlesmek isteyecek dogal olarak YNK de buna karsi çikacaktir. Böylelikle kivilcim çakilacak ve savas baslayacaktir. Nitekim Karadag'da YNK alanina geçmek isteyen bir PKK gücüyle YNK gücü arasinda kisa bir çatisma yasaniyor. PKK bunun üzerine Kandil daginda iki YNK noktasina saldirarak birinde 9 pesmergeyi öldürüyor digerinde 14 pesmergeyi esir aliyor.PKK'nin "YNK bize saldiriyor" diye belirttigi kendi saldirisidir. Medye-TV'nin PKK'nin kendisini savundugu biçimdi haber yapmasi garip bir durum degildir. Bugün hiç bir Kürdistani gücün Kürtler arasi savastan çikari yoktur.Hangi gerekçeyle olursa olsun, Kürtler arasi savasta taraf tutmak, saavasin gerekli oldugunu söylemek Kürt Halkina en büyük düsmanliktir. PKK, Kürdistani güçleri hep suçladi ve asagiladi. Bugünde buna devam ediyor. Güney Kürdistan'da yakalan statü küçümsenmemelidir. ABD bile güney Kürdistan'da bir Kürt Federasyanu'na yesil isik yakiyor.

Türkiye buna siddetle karsi çikiyor. Yaklasik on yildir güney Küdistan'da de facto devlet gücü olan Kürtler,Kürdistan'diger parçalarinda ve özellikle de Kuzey Kürdistan'da yasayan Kürtlerin bagimsizlik isteklerini her zaman kamçilamistir. Bu gerçegi gören TC, iste bu nedenle güney Kürdistan'daki olusumlara her zaman karsi olmustur. PKK de savas çikartarak ayni politikaya hizmet ediyor.Bunda PKK yönetiminin iktidar hirsi da etkilidir. Güneyli güçleri "küçük olsun, benim olsun" diyerek suçlayan PKK yönetimi "yeni stratejisi" ile "büyük olsun, Türk sömürgecilerinin olsun" diyerek kendi niyetini ve hedefini ortaya koymaktadir. Su veya bu biçimde, hassas dengeler üzerinde kurulu olan güney Kürdistan'daki statüye destek sunulmalidir düsüncesindeyiz. Bu dönem itibariyle temel siarlarimizdan biri de güney Kürdistan'nin nsaa edilmesidir. PKK ise bunun aksine kuzey Kürdistan'dan vazgeçerek, bir köyü bile kurtaramadan güney Kürdistan'a egemen olmak istiyor. Yillardir destegini aldigi Güney Kürtlerine karsi bagbanciyi dövme misali bir tutum içindedir.Öcalan Imrali'dan bu TC'nin bu istemine uygun olarak Kürt gerillasini Türklerin yeni koruculari gibi güney Kürdistan'daki pesmergeye karsi savastirmanin planini sunmaktadir. TC güney Kürdistandaki olusumlardan her zaman rahatsiz olmus ve mercek altina almistir. Bu konuda ABD ile sürekli görüs ayriligina düsmüstür. Incirlik hava üssünün kullanilmasi bu yüzden sürekli gündeme gelmistir. Türkiye'nin güney Kürdistan'daki olusumlarin gelisimini engelleme çabalari için, PKK bulunmaz bir nimettir. Bölgedeki istikrarsizligi devam ettirmek için paramiliter bir güce ihtiyaç vardi. TC, bugün PKK'yi bu amaçla kullanmak istemektedir. Yeni stratejisinin dayattigi taktik zorunluluktan dolayi savasi baslatmak isteyen PKK, kendi içinde çok ciddi sikintilar da yasamaktadir.PKK'nin savasa göre sekillenen bir yapisi vardir. Sürekli ölme/öldürme üzerine sekillenen bu yapi savas bittikten sonra çok ciddi iç sorunlar yasamaktadir.Travmayi yaxayan bu yapiyi bir arada tutmak için mutlaka yeni bir düsman yaratmak gerekiyordu. Buda en sonunda YNK oldu.

Yillardir Türk Devletini en büyük düsmani sayan PKK yapisi,peygamber diye taptigi Öcalan; TC 'yi övünce derin bir sok yasadi.Yasananlarin nereye varacagini bilmeyen bu savasçilar için savas dagda yasadiklari bunalimlardan kurtulmanin bir kestirme yoludur. PKK yönetimi yine Kürt gençlerini ölüme sürmektedir.Ölenleri de kahraman gibi göstererek; kalanlarin üzerinde baski kuracaktir. Malesef yapilmak istenen savas bu kahredici sonuçlara yol açacaktir. KDP'ye yönelik savasta ne sonuç alindi da YNK'ye karsi savasiliyor. Geriye yine kan,gözyasi ve derin acilar kalacaktir. Biz sömürgecilere karsi savasanlar olarak bu kardes kavgasinin anlamsiz oldugunu yakici biçimde hissediyoruz. Bütün Kürtlerin bu gözü kara savas isteminin önüne geçilmesini istiyoruz.

PKK, tarihinde ilk kez en büyük muhalefeti bu dönemde yasamistir. Biz ayrildiktan sonra uzun süre örgütlü bir muhalefet beklenemez. Bir çok gerillanin farkinda olmasina ragmen savasa karsi çikacak gücü yoktur. Hemen korkak damgasini yiyerek tesir edilecektir. Demokrasi ve barisi siar edinen PKK'de kendi içinde farkli düsünenleri eskisi gibi tasfiye edemez. PKK farkli düsüncelerin çogaldigi bu dönemde savas halini gerekçe göstererek iç tasfiyeye de basliyacaktir.Bizim grubumuz içinde disiplin suçu, savas suçu isledikleri için yargilanacaklar, cezalandirilacaklar diye ferman çikarilmistir. Daha önce tutuklu bulunanlarin savas hali gösterilerek tasfiyesini Öcalan istemisti. Ancak uluslararasi baskilardan çekinen PKK yönetimi buna cesaret edememisti. Bu süreci firsat bilerek tasfiyeler hizlanabilir. Halkimizin ve kamuoyunun duyarli olmasini istiyoruz. Bu savas diger anlamiyla PKK'nin iç temizlik harekatidir.

Yillardir yürüttügü savas PKK içinde bazi dengeler yaratmistir.Sadece savasa dayali bir yasami olan ve savastan baska bir sey bilmeyen köylü kökenli yapisina dayanan komuta kademesi kiminle olursa olsun bir savasi her zaman isteyecektir.Savasin baslamasiyla birlikte düsünen aydin kesim gözden düsecek, yerine dar pratikçi dedigimiz köylü kesimi öne çikacaktir. Bunu bilen bu kesim özellikle savasasi isteyecektir. Yine de PKK yapisi ajite edilmesine ragmen kendisine bir gün sunu soracaktir:daha düne kadar en büyük düsman Türk Devletiyle savasirken, niye bugün kardesimle savasiyorum? Bir saaat önce gidip YNK pesmergesiyle oturup yemek yiyen çay içen ardindan baskin yapip onlari öldüren PKK savasçilari bunu niçin yaptiklarini önce kendilerine sonra emir verene mutlaka soracaktir.

Tüm Kürt aydin ve duyarli çevreleri gerçekleri daya iyi görmelidir. Öcalan ve PKK baskanlik konseyi 20 yildir bagimsiz bir Kürdistan savastiklarini, bunun disinda otonomi,federasyon gibi istemleri olanlari hain, isbirlikçi ve reformist olarak adlandiriyorlardi.15 yillik savastan sonra Öcalan'in böyle bir amacinin olmadigin, Türkiye'yi bölme gibi bir hedeflerinin olmadigini tüm dünya önünde ilan etti.Baris ve demokrasiden dem vurmasina yaninda güney Kürdistan'da çatisma yaratmak istemesi bir paradokstur.Bu çizgisinden vazgeçmesi içinde 15 yil uzun bir süredir.Hemen simdi sömürgecilerin bu oyunundan vazgeçmelidir! Stratejik degisimden hemen sonra Türk Ordusu 300'den fazla gerillayi katletmistir.Kimse bunun hesabini sormuyor, "Türkiye'de baris gelisiyor" deniliyor.Yüzlerce isimsiz/kahraman Kürt gerillasinin ölümüne sesep olan ve sadece Öcalan'in kendisini affettirmek için, Türk devletine samimi göstermek için ortaya atilan bu temelsiz strateji ugruna bu kadar Kürt kani dökülüyor. Bu baris ve demokrasi olamaz!

Düsünen herkes son iki yillik Kürt Ulusal Cephesi'nin kritigini çok yönlü yapmalidir. Son nefesinde sömürgecilere karsi bagimsizlik ve özgürlük siarini haykiran Kürt gençlerinin kani bos yere akmasin. Sömürgecilere teslimiyeti mesru gösteren bunun için her türlü kilifi uydurmaya çalisanlarin kardes kavgasini baslatmalarina müsaede etmeyelim.Kürt davasi için binlerce insani ölüme gönderip, kahraman gösterip, fedakarlik sirasi kendilerine gelince korkuyla diz çöküp yalvaranlar bu sefer Kürt gençlerini yeni oyunlarla birbirine kirdirtarak yasamanin pesindedirler.Onlara yanlistan dönün çagdisi yapmak bir yurtseverlik görevidir.

21.Eylül.2000
KÜRDISTAN ÖZGÜRLÜK INSIYATIFI